Türk ilaç sektörünün köklü firmalarından Sanovel, yabancı bir şirkete satıldı. OdaTV’nin haberine göre, 1983 yılında Eczacı Erol Toksöz tarafından kurulan şirket, hisse devriyle birlikte Londra merkezli Afendis Capital Management çatısı altına katıldı.
Kurucusunun 2012’de vefatının ardından şirketin yönetimi Ahmet ve Zafer Toksöz kardeşlere geçmişti.
Son yıllarda artan maliyetler ve yoğun rekabet, şirketi yeni finansman kaynakları aramaya zorladı. Ortaklar arasındaki stratejik farklılıklar süreci hızlandırdı ve sonuç olarak satış kararı alındı.
Satış sonrası Zafer Toksöz hisselerini tamamen devrederek şirketten ayrıldı. Ahmet Toksöz ise yaklaşık yüzde 35 payını koruyarak azınlık hissedar olarak Sanovel’de kalmaya devam ediyor.
Şirket, 2020 yılında hisselerinin yüzde 30’u 200 milyon dolar karşılığında uluslararası yatırımcıların oluşturduğu br konsorsiyuma devredilmişti.
300 MİLYON KUTU İLAÇ KAPASİTESİNE SAHİP
İstanbul Silivri’deki üretim tesisiyle faaliyet gösteren Sanovel, yıllık yaklaşık 300 milyon kutu ilaç üretim kapasitesine sahip. FDA onaylı tesislerde farklı ilaç formlarını üreten şirket, 180’den fazla ürünü hem iç pazara hem de ihracata sunuyor.
ESKİ ORTAKTAN TEPKİ
Satışın ardından sosyal medyadan açıklama yapan eski ortak Zafer Toksöz, sürece sert tepki gösterdi.
Ahmet Tokgöz ve Zafer Tokgöz.
Toksöz, şirketin “yok pahasına yabancılara kaptırıldığını” savunarak, aile içi anlaşmazlıkların bu sonuca yol açtığını belirtti.
Toksöz’ün Sanovel’in satışı ile ilgili olarak yaptığı sosyal medya paylaşımı şu şekilde: “Bugün itibarıyla Sanovel İlaç daki yönetim kurulu üyeliğim sona ermiştir Daha önce hissemi de satmış olduğumdan dolayı artık herhangi bir bağım kalmamıştır Bunca yıldır emeğimi alın terimi esirgemeden , durmadan çalışmama rağmen rağmen, üstüme düşeni fazlası ile sorumluluk almama rağmen ; bugün yarım yüzyıla yakın bir sürede oluşmuş mükemmel bir değeri maalesef yabancıların eline yok pahasına kaptırmış bulunmaktayız
Türkiye de neden üçüncü nesile bu tip şirketlerin kalmadığına örnek olarak hep uzmanlar kurumsallaşamamaktan bahseder. Oysa son beş senedir kurumsallaşamamış bir firma nasıl oldu da profesyonellerin elinde değerini korumayı başardı, bu da bir örnek olarak tarihe not düşülsün Aile fertlerinin hırsa kapılarak, hakkından daha fazlasına elde etme rüyası ile yapılan yanlışlar ; bugün gösterdi ki sorun kurumsallaşmada değil miras hukuğunda; trust, foundation gibi yapıların uygulansa bile , ölüm sonrası kolaylıkla hukuki süreçler ile tıkanması veya bozulması, başka hırsları olan kişilerin bilgi becerileri yetmediğinde etraflarındaki pirhanaların eline düşmesine yol açmaktadır
Kumdan altın yaratan bir neslin kurduğu bu değerler çarçur olurken, maalesef kurucuların mezarda kemiklerinin sızlamasına yol açar, böyle de devam eder gider
Toksözlerin ilaç dan çıkma vakti gelmiş demek ki , ne yapalım !
Takdiri ilahi böyleymiş , bakalım daha neler gösterecek hayat.”
TÜRK ŞİRKETLER BOĞULDU
Türkiye’deki en büyük 20 ilaç firmasının 15’i yabancı sermayeye geçti.
Türkiye’ de faaliyet gösteren çokuluslu ilaç firmaları yıllardır çeşitli iddialarla şikayette bulundu; bunları AB merkezi Brüksel’e taşıdı, Türkiye hakkında soruşturma yapıldı hatta Türkiye mahkemeye verildi. Ardından Batılı uzmanlar gelip Türk şirketlerinin “kozmik odalarını” Eczacılar Birliği’ni, depoları gözden geçirdi ama hiçbir delil bulamadılar.
Bu şirketler pahalı referans ilaçlarının alınması oluşturdukları baskı ile nam saldı.
Ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanan zorluklar, yerli ilaç firmalarının önüne çıkan bir diğer büyük engel olarak görülüyor.
Tüm bu nedenlerle yerli firmaların çoğu, küresel firmalarla rekabet edemeyip ya fasoncu oldu ya da fabrikasını yabancıya satarak sektörden çıktı. Türkiye ilaçta (ve tıbbi gereçlerde) uluslararası tekellere bağımlı hale geldi.
Yabancılara satılan diğer şirketler şöyle:
-Türk şirketi İlsan-Hexal, Sandoz’ a 1999’da satıldı.
-Türk şirketi İbrahim Etem Ulagay İlaç, Menarini Group’a 2001’de satıldı.
-Türk şirketi Fako İlaç, Actavis’e 2003’te satıldı.
-Türk şirketi Deva Grup, Eastpharma’ a 2006′ da satıldı.
-Türk şirketi Münir Şahin İlaç Sanayi, Partners in Life Science’ a 2006′ da satıldı.
-Türk şirketi Biofarma, Partners in Life Science-Citigroup Venture Cap.’ a 2006′ da satıldı. (2021’de İsviçre merkezli yatırımcılara tekrar satıldı)
-Türk şirketi Eczacıbaşı Sağlık Ürünleri ile Eczacıbaşı Öz-gün Kimya, Zentiva’ya 2007’de satıldı.
-Türk şirketi Med İlaçlar, TEVA’ya 2007’de satıldı.
-Türk şirketi Yeni İlaç, Recordati’ye 2008’de satıldı.
-Türk şirketi DDS, ERBA Diagnostics Mannheim’ e 2010’da satıldı.
-Türk şirketi Avimedica, Lohmann Animal Health’ e 2010’da satıldı.
-Türk şirketi Taymed, Celesio Grup’a 2010 yılında satıldı.
-Türk şirketi Cenovapharma, Polpharma SA’ ya 2011′ e satıldı.
-Türk şirketi Dr. Feridun Frik İlaç, Recordati’ye 2011′ de satıldı.
-Türk şirketi Cinay Kimya, Santa Farma’ya 2011’de satıldı.
-Türk şirketi Mustafa Nevzat İlaç, Amgen’ e 2012’de satıldı.
-Türk şirketi ABC Kimya, Sika’ya 2017’de satıldı.
-Türk şirketi Dental, Straumann’ a 2017’de satıldı.
Hala yerli kalmayı başaran büyük firmalar arasında Nobel, Abdi İbrahim ve Bilim bulunuyor…