‘Made in EU’dan olumlu sinyal

Türkiye, Avrupa Birliği’nin sanayi üretimini güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası içerisinde bulunan ‘Made in Europe/Made in EU’ yaklaşımının dışında kalmamak üzere diplomasi trafiğini artırdı. DEİK Türkiye Avrupa Birliği İş Konseyleri’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Türkiye-AB İş Zirvesi’nde 570’ten fazla iş ve politika temsilcisi yer alırken ana gündem Türkiye’nin, dönüşen Avrupa içinde yaratacağı etkiye vurgu yapmaktı. Sürecin tarihsel yolculuğunu, zirveye konuşmacı olarak katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat özetledi. Bolat salondaki AB temsilcilerine, “Türkiye’nin Avrupa yolundaki müzakereleri benim doğduğum yıl olan 1963’ten bu yana devam ediyor” dedi. Ve sözü hiç uzatmadan ‘Made in EU’ süreçlerine getirdi:

“Bu karar Türkiye’de birçok sektörü etkileyecek. Başta otomotiv sektörü. Otomotiv, Türkiye-AB entegrasyonunun en güçlü örneği. Türkiye’nin 62 milyar dolarlık otomotiv ticareti, Türkiye-AB toplam ticaretinin yaklaşık yüzde 26’sını oluşturuyor. Avrupalı ortaklarımızı ve dostlarımızı güçlü biçimde uyarıyoruz; sağduyu hâkim olmalı ve Türkiye-AB otomotiv ticaretine ilişkin kararlar sağduyu çerçevesinde alınmalı.”

‘GELİNEN NOKTA ÜMİT VERİCİ’

Ömer Bolat, zirveyi izleyen gazetecilerle yaptığı toplantıda ise yaklaşık iki yıldır sürdürülen diplomasi trafiğinde gelinen nokta hakkında bilgi verdi. Made in Europe yaklaşımının 30 yıllık Gümrük Birliği kazanımlarına zarar verebileceğini vurguladı. Bolat, Gümrük Birliği’nin 30 yılda iki taraf arasındaki ticareti 11 kat artırarak 233 milyar dolara taşıdığını hatırlattı. Sorularımızı yanıtlayan Bolat’tan moral veren açıklamalar geldi. İşte ana başlıklar;

* “Türkiye yalnızca Avrupa’ya otomobil ihraç eden bir ülke değil, Avrupa otomotiv sanayisinin üretim, yatırım ve tedarik zincirlerine entegre durumda.

* Daha 15 gün önce Brüksel’deydim. Burada önemli görüşmeler yürüttük. Sabırla ilerliyoruz. Avrupa’nın Sanayi Hızlandırma Programı görüşülmeden önce sadece Türkiye’den değil pek çok alandan itirazlar geldi. Komisyonda 5 bin 900 itiraz başlığı görüşülecek.

* 4 Mart tarihli Avrupa Komisyonu teklifinde Gümrük Birliği ve belirli serbest ticaret anlaşmalarının dikkate alınması, olumlu bir gelişme ancak otomotiv sektörüne ilişkin bazı sınırlamalar devam ediyor.

* Söylemek isterim ki ilerleme var. İlk taslaklarda Türkiye tamamen Made in EU’nun dışında tutuluyordu. Geldiğimiz nokta kötü değil, ümit verici. Düzenleme henüz kesinleşmedi, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyindeki müzakereler, Türkiye açısından belirleyici olacak.

* Türkiye’nin temel hedefi mevcut otomotiv yatırımlarını korumanın ötesinde, elektrikli araçlar ve yeni nesil teknolojilerde Avrupa’nın gelecekteki üretim planlarının da parçası olmak.”

‘STELLANTIS VE TOYOTA İLE GÖRÜŞTÜK’

Türkiye’nin AB’nin yeni sanayi düzenlemesinde yer alması için yalnızca siyasi kanalları değil, Avrupa otomotiv endüstrisinin önde gelen şirketlerini de devreye aldıklarını söyledi Bolat. Türkiye’de ciddi boyutta üretimleri olan Stellantis’in üst düzey yöneticileri ve Toyota Avrupa Başkanı ile görüştüklerini anlattı. ‘Peki onların yaklaşımı nasıl?’ sorumuzu ise, “Bazıları bizi destekliyor, bunu açıkca belirtiyor. Ama desteklemeyenler de var. Genel olarak Türkiye’nin yanında olduklarını söyleyebilirim” diye yanıtladı. Ford’un küresel ve Avrupa yönetimiyle de görüşeceklerini belirten Bolat, Türkiye’de üretim yapan uluslararası şirketlerin mevcut entegrasyonun korunması yönündeki desteğinin önemli olduğunu söyledi.

‘TEKNİK KONULARDA İLERLEME VAR’

AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlik Komiseri Maroš Šefčovič ise ortak basın toplantısında Türkiye’nin Avrupa ekonomisindeki önemini rakamlarla ortaya koydu. Türkiye ile AB arasındaki mal ticaretinin 2025 yılında yaklaşık 218 milyar Euro’ya ulaşarak rekor kırdığını, hizmet ticaretinin ise 40 milyar Euro’yu aştığını belirten Šefčovič, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu söyledi.

Šefčovič, Türk ve Avrupalı iş dünyası temsilcileriyle yaptıkları görüşmelerde Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna güçlü destek verildiğini, özellikle yeşil ve dijital dönüşümde işbirliğinin artırılmasının istendiğini bildirdi. Yürütülen görüşmelerde ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması konusunda da ilerleme sağlandığını vurgulayan Šefčovič, Türkiye’nin ithalat denetim sistemi TAREKS’te AB ihracatçılarının işlemlerini kolaylaştıracak şeffaflık önlemlerini uygulamaya koyduğunu açıkladı.

RAKAMLAR ‘DIŞLANAMAZ’ DİYOR

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı rakamlar, Türkiye’nin Avrupa otomotiv endüstrisi açısından taşıdığı önemi ortaya koydu. Avrupalı şirketlerin Türkiye otomotiv sektöründeki yatırımları son 55 yılda 21 milyar Euro’ya yaklaşırken, ülkedeki üretimin yüzde 75’i AB şirketlerinin iştirakleri tarafından gerçekleştiriliyor. İthal otomobil pazarında AB menşeli araçların payı yüzde 73’ü, otomotivin karşılıklı ticaretteki payı ise yüzde 26’yı buluyor. Kısacası Türkiye ile AB, otomobil ve ticari araçtan parça ve komponent üretimine kadar birbirine sıkı biçimde bağlı.